Karadeniz türküleri tümüyle halk müziğinin özelliklerini
gösteren bu türün en belirgin özelliği, oyuna eşlik amacıyla üretilmiş
olmalarıdır.Türü belirleyen en önemli öğe, 7/16, 7/8, 5/8 lik düzümlerin
kullanılmış olmasıdır. Bunun yanında karadeniz kemençesi ve tulum zurna bu türü
belirleyen çalgısal öğelerdir. Seslendirme sırasında kullanılan ağız ve
özellikle bağlama türü çalgılarla oluşturulan karadeniz tezenesi de denilen
tavır, türü oluşturan diğer öğelerdir.
Karadeniz halk müziğinin en önemli 2 çalgısı kemençe ve
tulumdur.
TULUM: Üflemeli sazlar grubundandır.Çoğunlukla Doğu karadeniz
de ( Rize, Artvin, Bayburt, Gümüşhane ) ve Trakya Bölgesi nde kullanılan çift
sesli bir halk çalgısıdır.Tulum horonların vazgeçilmez halk çalgısıdır. Tokum
tulum, zurna diyede bilinir. Tulum oğlak derisinden yapılır.Kollarından birine
çok 5 delikli çifte takılır. Derinin ayak tarafıda tahta boru ile kapatılır ki
buna lülük adı verilir. Sanatçı buradan tulumun içine hava depo eder.Tuluma
rapdedilen çiftenin her iki kamışında da 5 er delik vardır. Bunlar aynı ses (
ünisondur), ancak tulum çalmaya başladığında çift sesli bir müzik duyulur.ön
ayağa beş perdeli kamış eklenir, arka ayak kısmına ise sipsi adı verilen ağızlık
takılır.Melodi sipsi kısmında çalınır. Böylece uyumlu bir ezgi ortaya çıkar.
KEMENÇE: Doğu karadeniz bölgesinin yaygın sazıdır. Genellikle
tek olarak çalınır. Ritmi kemençeyi çalan kişi, yayı ile tutar. Elde çalındığı
için ayrı bir kabiliyet ister.
Aynı anda çift ses çıkaran özelliği vardır. Üç telli olup
şu kısımlarda meydana gelmiştir:
a) Sap
b) Gövde
c) Eşik
Yay ile çalınır, yörede çalgıların çoğu, ezgiye sözleri ile
katılır.Mani tarzındaki türküler ve atma türküler bitmek bilmez. Aynı ezgi ile
pek çok maniler söylenir. Yörede hiciv sanatı çok yaygındır.( Ay, G 1999: s:
147-148 )
Deniz, hamsi, ve mısır ekmeği Karadeniz Bölgesi ni
sembolize ederler. Buna kemençeyi de ekleyebiliriz.Trabzonda bağlama da
yaygındır.Aşık havaları, Emrah, Kerem, Sümmani, Aşık Ömer den deyişler, uzun
havalar, Karşılıklı deyiş söyleme gelenekleri vardır. Yönin atma türküleri ,
dörtlüklerden kurulu atma türküleri, dörtlüklerle başlayıp ikililerle süren atma
türküleri, üçlüklerden kurulu atma türküleri, ikiliklerden kurulu atma türküleri
olmak üzere dörde ayrılmaktadır.Kadın horonlarında def, fincan, erkek
oyunlarında ise davul, zil, zurna çalındığı görülmektedir.Kadın horonları erkek
horonları kadar hızlı değildir.
Giresun un halk çalgıları, kemençe, davul, zurnadır.
Giresun Karşılaması ve Metelik, yörede yaygın olarak oynanan iki oyundur. Yörede
tamzara bir uzun hava türüdür.İç kısımlarda horondan halaya doğru geçilmektedir.
Halay, kafkas,horon tütü oyunların görüldüğü Ordu da Ordu Karşılaması
Metelik karakteristik iki oyundur.Bazı köylerde oyunlar karışık olarak
oynanmaktadır.Yöre çalgıları davul, zurna, kemençe ve kavaldır.yrılık ve hasret
türkülerinede rastlanmaktadır.Özellikle fındık toplama zamanlarında söylenen
manili türküler, yöre müziğine ayrı bir güzellik vermektedir.
Rize de manili söylenen türkülere Karşılama türküleri,
atma türküler, karşıberi, türkü, kesme türkü denmektedir. Kemençenin yanında
tulum da kullanılır. Horonlar kadın erkek ayrı oynanmaktadır.
Horon ve bar türü oyunların görüldüğ Artvinde tulum kullanılır. Oyunların bir
kısmı türkülüdür.Erkek oyunları canlı ve hareketlidir. Oyunlara davul, zurna,
garmon, mey, çerkez mızıkası, akordeon eşlik eder.Uzun havalara pek rastlanmaz.
Samsun da karşılama, halay, horon türü oyunlar görülür.
Gümüşhane de ise bar, ve horon türü oyunlar görülmektedir. Mehmet Turan barı,
Sarıkız, Köstek, Sarhoş Barı tanınmışlarıdır. Erkek ve kadın barlarıda vardır.
Arları Erzurum barlarına göre daha hareketli ve yumuşaktır. Oyunlarda el
çırpmak, oyuna çoşkunluk vermek içindir.Yörenin Şiran Semahı ünlüdür.( Ay, G
1999: s:171- 172 )
POP NEDİR?
Masada üretilir, her yerde tüketilir,Adamı zenginde eder, rezilde...Ayağa
düşürür, bugün gelir yarın kaçar, bazen ilelebet payidar kalacağı tutar.
Pop bunların hepsi birden belki.Pop genellikle masada üretilir. Ama 5. senfoni
de bir ara pop olmuştu.Reha muhtar, jenerik müziği yaptığından beri Carmina
Burana da pop.
TERİM OLARAK POP
Pop, popülerin kısaltılmışı olduğu için bir çok zaman bu iki terim aynı şeyi
anlatır.Ancak pop daha çok, daha hesaplı kitaplı ve gençleri hedefleyen bir
müzik türü için kullanılır.Popüler müziğin ise sınırları daha geniş ve
muğlaktır.Bu yüzden bugünkü karadeniz müziğindeki değişime karadeniz pop müziği
demek sanırım daha doğru olur.
1950 lerde özellikle gençleri hedefleyen bir müzikler dizisini anlatmak için
popüler müzik teriminden kısaltılarak pop müzik şeklinde ABD de müzik
literatürüne girmiştir.Pop, daha sonra kısa zamanda bir market olarak özel bir
kimlik kazanır.Teen ager lar başta olmak üzere gençlere yönelen bu market,
gençleri duygusallık, dans, çoşku gibi unsurları gözardı etmeyerek kafalamayı
kendine görev edinmiştir.
Pop müzik, bütün popüler müziklerden yararlanılarak oluşturulmuş bir
türdür.Karadeniz pop müziğinde de Karadeniz halk müziğinden yararlanılmaktadır.
Pop müzik için popüler müzik içerisinde; dansa gençlere, kolay anlaşılır ve
basit olmaya, gelip geçmeye uygun bir alt tür olduğu söylenebilir.( Solmaz, M
1996: s: 9- 10 )
İngiliz teorist Raymond Williams 2 sayfa kitabında sadece bu popüler kelimesinin
anlamına yer vermiştir. 15. yy. Da ingiliz kanunları ve politikasında bu
kelimenin ilk olarak kullanıldığını ortaya çıkarmıştır. Bir kaç yüzyıl popüler
kelimesi negatif anlamda bir terim olarak kullanıldı. Adi, kaba, terbiyesiz
gibi anlamlarda kullanıldı.18. yy da kullanım yaygınlaşmaya başladı. 19 yy da
ise pozitif bir anlam kazandı, aydınlanma zamanından bu yana dürüstlük ve
güzellik olarak kullanıldı.Günümüzde ise kelime anlamı olarak daha çok yığın
olarak tanımlanır. (tüketilmeye hazır yığın ürünler anlamında kullanılır.)
Popüler kelimesi ( oxford sözlüğüne göre ) ilk olarak 1573 de geçmiştir.
Burada da popülerin anlamı o dönemde anlama, tad yada sıradan insanlar
vasıtasıyla anlamına gelir.
Popüler kelimesi müzikte ilk olarak 19. yy.da kolay anlaşılır müzikler için
kullanılmıştır.
Sonradan 30 lu yıllara kadar müzikte pek kullanılmayan bu
terim o gün bu gündür neyi anlattığı anlattığı tam belirlenmiş olmaksızın
kullanılmaktadır.
Başlangıçta popüler müzik, klasik müzik kitaplarına giremeyen her türlü müzik
için kullanılırken her türlü müzik için kullanılırken bugün işler karışmıştır.
Popüler müzik başlığı bu tarhten sonra; blues, caz, rock, balad opera, brass
band, kabare, country, dans müziği, folk, gaspel,müzikaller, ragtime, skiffle,
spritualler, swing gibi halka malolabilmiş herşeyi içerir.
Türkçeye pop kelimesini, daha doğrusu Türk popu teriminin yerleşmesi ise yirmi
yıldan kısa bir zamana denk düşüyor.
KARADENİZ POPU BİR TÜKETİM KÜLTÜRÜDÜR.
Pop müzik, pazarlanabilir unsurlarla, yani metalarla uğraşan bir popüler kültür
ürünü, tüketim kültürüdür.Pop müziğin her şeyden önce bir tüketim toplumuna
ihtiyacı vardır.Oysa Türkiyede 80 lerin ortalarına kadar cam silinen su saklanıp
yer siliniyor, sonra da onunla yerler siliniyordu.Bugün ise atmak neredeyse
Batıdaki kadar kolaylaşmıştır.
Türkiyenin bir tüketim toplumu olabilmesi için başlatılan sistemli operasyonu
Özal yönetti. 80 lerde Özalla birlikte toplumu bir tüketim histerisi aldı(
Solmaz, M 1996: s:12 ) Bu durum bütün sektörlere yansıdığı gibi müzik
endüstrisinede yansıdı.Dolayısıyla çabuk tüketim ve kolay anlaşılır müzik tarzı
pop tan karadeniz müziğide payını aldı.
Eğlence sektörünün en önemli bölümlerinden birisi pop müziktir. Karadeniz
müziğinde yapılan bu değişiklikte her popüler müzik tarzında olduğu gibi bir çok
kişi tarafından daha cazip gelir.Bunu en önemli sebeblerinden biri anlaşılması
daha kolay olmasıdır.İnsanlara eğlence için istedikleri sunulmaktadır ve ticari
olarak bunun sonucunda büyük gelirler elde edilmektedir.Bu arada gündem
oluşturmayı birincil görev haline getiren medya da bunu destekledi.Bu arada
kesin olan bir başka şey, halkın tüketme histerisini karşılayacak kaynağının
olmaması büyük bir sorundur.
.Müzik sektöründe bu durum eski geleneksel müziğimizin
değiştirilerek farklı şekillerde tekrar tekrar pişirilerek önümüze yeni bir
müzik tarzıymış gibi sunularak çözülmeye çalışılmıştır. Karadeniz halk müziğinde
de yapılan aynen budur.
HALK MÜZİĞİ VE DOLAYISIYLA KARADENİZ HALK MÜZİĞİ NASIL POP OLDU?
Pop müziklerde halk müziklerde neticede halkın
müzikleridir.Ancak aralarında ciddi farklar vardır.Pop müzik, meta olarak
tüketilen bir popüler kültür ürünüyken, halk müzik, halkın kendiliğinden
ürettiği folklor ürünleridir.
Aslında bu sebeblerden biri seslerin zamanla kayıt edilebilmesi
diyebiliriz.Görünüşte ses kayıt edebilme ve manyetik bantların ortaya çıkışı
halk müziğinin daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlaması olarak düşünülse bile
bu durum halk müziğine ve dolayısıyla karadeniz halk müziğine tam tersi bir
etkite bulunmuştur.Seslerin kayıtla çoğaltılabilmesinden itibaren halk müzikleri
büyük oranda ölmüş, yerini pop müzikler almıştır. Halk müzikleri kulaktan kulağa
taşınırdı, bugün dağıtım ağıyla taşınıyor.Halk müziği üreten ve dinleyen
aşamasında herkese ait olanı anlatır. Oysa popun bir sahibi vardır ve tüketim
aşamasında satın alana aittir.Bugün manyetik bantların icat olması ve
yaygınlaşması nedeniyle halk müziğinede sahip bulunmuş ve pazarlanabilir
olmuştur.
Herşeye rağmen inatla yürüyen ve bozulmamış geleneksel müziklere Batı
haricindeki ülkelerde rastlamak mümkündür.Hindistan bu konuda çok güzel bir
örnektir.Bu sofistike müziğinde elbette kayıtları var, ancak geleneklerine bağlı
insanlar, şimdilik her türlü sektörden uzak duruyor.Bu geleneklerin önde gelen
isimleri Hint müziğinin dünyaca ünlenmiş Zakir Hüseyin, Ravi Şankar gibi
isimlere çok soğul bakıyorlar.
Burada gerçektende Hindistanda yaşayan binlerce Ravi Şankar düzeyindeki müzisyen
olmasına karşın geleneklerine olan bağlılıklarından dolayı kabuklarından
çıkmıyor.
Bir başka sebeb ; Müzik zevkten önce kültür meselesidir ve
gelişmiş bir müzik kültürü için zamana ve paraya ihtiyaç vardır.Ayakkabısında ki
deliği düşünen bir insanın yüksek kültür ürünü olan müzikle pekte ilgilenmesine
olanak yoktur.Bu insan, büyük bir olasılıkla, tek eğlencesi olan televizyon ve
radyoda yada eşinden dostundan duyduklarını dinleyebilir.Tabiki medyada bunun en
önemli sebeplerinden biridir.Kitle iltişim araçlarının kendi yapay gündemlerini
oluşturmasından vazgeçmediği ve müziğin kendiliğinden gelişimine fırsat
vermediği sürecede bu durum devam edecektir.
En önemli nedenlerden biride, Türkiyede kültür
yorumcullarının Popüler yazılar yazamaması, halkın ulaşabileceği kanallarda
kültürle ilgili kapsamlı tek bir değerlendirme yazısına ya da ( televizyon ya da
radyo için ) konuşmasına bile
Ulaşmaya olanak yok.
Özetle kültür konularında Türkiye de kitleleri tereddüte sevkedecek,
gördüklerinden, sunulandan başka şeyler de olduğundan, olabileceğinden haberdar
edecek tek bir kanal bile yok. Türkiye de sanat hala elite ait görülüyor oysa
sanat sokağa ve halka aittir.
KARADENİZ HALK MÜZİĞİNİN DEĞİŞİMİ
Bugün halkın sesi olan halk müziğimizin bazı kesimler
tarafından niteliklerinde değişiklikler yapılmaya çalışılmaktadır. Bu da halkın
layık olduğu kaliteyi önemli ölçüde düşürmektedir. Ülkemizin geleneksel müzik
yönünden en zengin yörelerinden biri Karadeniz Halk Müziğinde de ne yazık ki bu
değişiklikler yapılmaktadır. İcrada mükemmeliyetten uzak sözlerde ve estetikteki
bozukluklar üstelik eğitsel hiçbir değeri olmayan bu tarz halka kötü zevkler
aşılamaktadır. Elbette ki halk müziğimizin ezgilerinden yararlanarak sağlam
eserler yaratmak mümkündür (Enstrümantal topluluklar, folklorik operalar ve
benzeri). Fakat halk ezgilerini alıp yozlaştırmaya çalışmak ciddi bir sorundur.(
Tanses, H 1997: 10,11,12 )
Karadeniz Müziği içerisinde birçok türler vardır. Horon,
karşılama, atma,
sürmeli, seyran, fingil ve benzeri. Özellikle Doğu Karadeniz Bölgesinde mani
atma şeklinde yapılan, belli bir konu üzerinde irticalen söylenen maniler bir
kemençe, kaval ve tulum eşliğinde çok bildik melodilerle (o yörede çok bilinen)
seslendirilir. Bunlar seslendirilirken genellikle oyun ve eğlence ön planda
olduğu gibi birilerine söz söyleme, cevap verme, taşlama gibi amaçları vardır.
Bu nedenlerden dolayı mani atma geleneği içerisindeki sözleri ve melodileri
,yörenin icracıları çok kolay bir şekilde irticalen çalıp söyleyebilmektedirler.
Genellikle bunların içerisinde çoşkulu melodi ve sözler vardır. Çoğunlukla
eğlence ortamlarında yapılan bu tarz günümüzde pop alt yapılarıyla, üzerine
sadece bir kemençe sesi kaydedilerek kolaylıkla yapılabilmektedir. Alt yapılara
bakıldığında, hareketli dansları içeren bu müzik formu üzerinde bir kemençe sesi
veya zurna, kaval gibi enstrumanlarla bu bildik melodilerin icrası mani atma
geleneğindeki sözler güncelleştirilerek karadeniz ağzıyla okunmaktadır. Bu
yapılan da aslında Karadeniz Popudur. Ne yazık ki bu da türküleri geliştirmek
değil değiştirmektir.
Popüler karadeniz müziği geniş kitlere belki hitap etmeyi
başarmıştır ,bunun sonucunun tek yararıda bu müzik türünden bi haber
olanlara azda olsa karadeniz müziği ritminin farkında olmadan öğretmesi yatmakla
beraber, icra geleneğinin ve söz söylemenin de bir dejenerasyonu söz konusudur.
( Kurt, İ : 2003 )
Sanatın gerçek sahibi kitlelerdir. Bütün insanlar
yaratıcıdır. Oysa günümüzde bu yaratıcılığı kitle iletişim araçları
öldürmektadir.
Eskiden her evde bir müzisyen varken bugün çoğumuz pasif
biraz izleyiciyiz.Elbetteki ürünü kitlelere beğendirmek içinde sanatçının
kendini sınırlamaya yada zorla basit ürünler vermeye de çalışmaması gerekir.
Halk dünyanın hiç bir yerinde yüksek sanata alışkın
olmamıştır. Ama yüksek sanat hep halk sayesinde varolabilmiştir.Daha önce
yapılmış olan halk türkülerini batı sazlarıyla yorumlama ( 1960 ve 70 li
yıllarda ) o dönemlerde bu yapılan müziğe Anadolu pop denmesinden sonra
sanırım daha çok yakın bir zamanda yaklaşık 3-4 yıl kadar önce başlayan
Karadeniz halk müziğininde yapılan değişimede karadeniz pop müzik terimini
burada kullanmak yerinde olur. Türkiyede bu tarz müziği en çok kullanan ve
gündeme getiren kişilerden biri Davut Güloğludur.Son yaptığı çalışma tarzıda
karadeniz ağız ını ve ritimlerini kullandığı bestelenmiş parçalardır.
SONUÇ
Ne yazık ki Karadeniz pop müziği toplumsal yapının
bugünkü sonucudur.Ne olduğu
belirsiz bu müzik türü özellikle gençlerde çürümeğe yol
açmaktadır.Geleneksel halk müziğinin sınırlarını gevşeterek yozlaştırmakta,
sanat tekniğine ve estetiğe zarar vermektedir.Dikkat edilirse, popüler müzikte
yozlaşmanın içinde bulunanlar genç nesillerdirki yaşları 25 civarındadır buda
geleceğimizde önemli ölçüde yozlaşma demektir.(Kaygısız, M 2000: 389, 390)
Adsız kahramanların yarttıklarını bu halka ve gelecek
nesillere doğru olarak iletmemiz kutsal bir görevdir.Elbetteki türkülerimizi
geliştirmekte görevimizdir, ancak bazı sanatçılar ki onlara sanatçı demeğede pek
dilim varmıyor, geliştirmekle değiştirmek arasındaki farkı henüz kavrayabilmiş
değiller.( sönmez, K: 2002 )